Ana içeriğe atla

28 Şubat Süreci ve Günümüz Türkiye’si İZÜ’de Konuşuldu

28 Ağustos 2014

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi  Siyaset Kulübü tarafından organize edilen, “28 Şubat’tan Günümüze Türkiye” konulu seminere, Rabia Platformu Genel Koordinatörü ve İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Koordinatörü Cihangir İşbilir ve Anadolu Ajansı Orta Doğu ve Afrika Yayınlar Koordinatörü Turan Kışlakçı katıldı. Seminerde, Turan Kışlakçı’nın sözleri büyük alkış aldı. Kışlakçı, 17 Aralık operasyonu ile ilgili olarak, “Bu yolsuzluk değil. Hepimiz çok iyi biliyoruz. Devletin parası olsa kılıçla düzeltirim Erdoğan’ı. Kılıçla mücadele ederim ona karşı. Fakat bunun olmadığı ben de karşı taraftakiler de çok iyi biliyor” diye konuştu. 

Türkiye Büyük Devlet Olmak İçin Oynuyor

Seminerin açılış konuşmasını yapan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı dönüşümde 28 Şubat 1997'de yaşananların son derece önemli bir rol oynadığını belirterek, “28 Şubat ve sonrası süreç doğru algılanmazsa bu millet 20. yüzyılı ıskaladığı gibi 21. yüzyılı da ıskalayıp kendinden bekleneni dünya insanlığı ve medeniyetine karşı yerine getiremeyecektir. Ancak ben 28 Şubatla ilgili gerçekliği anladığını ve toplumun doğru tavrı koymuş olduğunu düşünüyorum. Hepimizin malumları olduğu üzere Sanayileşmiş Büyük Batılı güçlerin 19’uncu yüzyılın son çeyreğinden itibaren bu topraklarla ilgili planları vardı. 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nin kontrol ettiği topraklar ve coğrafya Sanayileşmiş Batılı güçlerin sanayileri için en önemli ihtiyacı olan petrol havzalarını da kuşatıyordu. Jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik açıdan son derece önemli bölgeler ve günümüzdeki ülkeler Osmanlıların kontrolündeydi. Osmanlı Devleti gibi güçlü bir devletin varlığı Sanayileşmiş Batılı güçler için kabulü imkansız bir durumdu.  İşte Osmanlı'nın hal edilmesindeki temel amaç buydu. Bu amacın gerçekleştirilmesinde Osmanlı entelijensiyasının katkıları çok iç acıtıcıdır. Aynı dönemlerde Rusya entelijensiyasının SSCB’nin kuruluşunda oynadığı rol dikkate alındığında söylediklerim daha iyi anlaşılır. İşte 20. yüzyılda bu topraklarda bir daha Osmanlı gücünde bir devlet olsun istenmedi hala da istenmiyor. Senelerce bu amaç için türlü türlü senaryolar hayata geçirildi, oyunlar oynandı. 28 Şubat sürecinden sonra toplumumuz bu oynanan oyunların önemli bir bölümünü fark etti. Özellikle son on yılda Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel, bilimsel vb. alanlarda ortaya koyduğu performans birilerini ciddi bir biçimde tedirgin etmişe benzemektedir. Türkiye son yıllardaki performansıyla tarihsel ve coğrafi derinliğine ve medeniyet birikimine yaslanarak tekrar büyük devlet olmak için bir irade beyan etmiştir. Son günlerde yaşadıklarımız doğrudan bu konularla ilgilidir” diye konuştu.

Türkiye’ye Operasyon Yapılıyor

Seminerde ilk olarak sözü Anadolu Ajansı Orta Doğu ve Afrika Yayınlar Koordinatörü Turan Kışlakçı aldı. Kışlakçı, Türkiye üzerinde şuanda büyük bir operasyon yapıldığını belirterek, “Şuanda konuşlan paralar, devletin parası olsa sonuna kadar mücadele edelim. Ama devletin parasıyla ilgili bir şey konuşulmuyor. Birçok Arap işadamı ABD’den paralarını çekip Türkiye’ye getirdi. Amerika ve İsrail bu paraların Türkiye’ye faydalı olduğunu görünce, o paraları buradan çıkarmak istiyor. Birileri üzerinden operasyon yapıyor. Sıkıntı burası. Şuanda algı operasyonu yapılıyor. Şuanda Hindistan’dan Cezayir’e Fas’a kadar İslam dünyasının ünlü aydınları beni arayıp ağlayarak, ‘Turan ne oluyor? Türkiye giderse biz bu coğrafyanın hepsini kaybederiz’ diyorlar. Tek umut, tek kale burası” diye konuştu.

Abdülhamit Han’ın Siyaseti Erdoğan’a Benziyordu

Seminerin ikinci konuşmacısı Rabia Platformu Genel Koordinatörü ve İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Koordinatörü Cihangir İşbilir, Abdülhamit Han’ın siyasetini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a benzeterek, “Abdülhamit Han’ın siyaseti Erdoğan’a çok benziyordu. Örneğin eğitim konusunda yaptığı reformlar. Hicaz demir yolunu yaptırarak bizim o bölgeyle olan bağımızı sağladı. Müslüman beyniyle hareket ediyordu. Abdülhamit’in Erdoğan’a benzeyen bir diğer özelliği de darbecileri ilk yargılayan yönetici olmuştur. Darbecilerin yargılanması gerekir. Ceza vermediğiniz gün yeni darbelere kapı açarsınız. Darbeciler iktidarı yıpratmak için algıyla oynar. Geçmişte askerle yaptıklarını bugün başka aletlerle yapıyorlar. Türkiye istiklal ve istikbal kazanmaya başladı bunu istemiyorlar. Türkiye’nin güçlenmesini istemiyorlar. Statüko taraftarları Mısır Türkiye Pakistan üçgeni içinde güçlü devlet istemiyor. Bu sebeple oyunlar oynuyorlar. Gezi olaylarının da altında bu mevzu var. Bediüzzaman Said Nursi’nin muhalefetiyle bugünkü taşeron muhalefet ve çakma hocaların birbirinden ayrılması gerekiyor. Bediüzzaman gerçek muhalefet, milli muhalefet yapıyordu” şeklinde konuştu. 

Seminerin ardından İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şebnem CANSUN tarafından katılımcılara hediyeleri takdim edildi.

 

Diğer Haberler

Fatih Erbakan’dan D-8 ve Küresel Sermaye Semineri

Fatih Erbakan’dan D-8 ve Küresel Sermaye Semineri

Girişimcilik Kulübünün düzenlediği “D-8 ve Küresel Sermaye” konulu seminerin konuğu Erbakan Vakfı Başkanı Dr. Fatih Erbakan oldu. 12 Mayıs Salı günü İZÜ Müze Binasında düzenlenen etkinlikte Fatih Erbakan, Rahmetli Başbakan Necmettin Erbakan’ın tarafından geliştirilen D-8 Projesini anlattı.

11 Mayıs 2015Konferans
Rusça Öğrenmek Zor Değil

Rusça Öğrenmek Zor Değil

Üniversitemiz Yabancı Diller Yüksekokulu, Rusça Kursuna dikkat çekmek için Rus Kültürü Günü Düzenledi. 11 Mayıs Pazartesi günü İZÜ Kampüste düzenlenen etkinlikte, genel kanının aksine Rusça öğrenmenin zor olmadığına dikkat çekildi.

10 Mayıs 2015Konferans
İZÜ Hukuk Konferansları III – Yeni Anayasa Arayışları

İZÜ Hukuk Konferansları III – Yeni Anayasa Arayışları

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, Türkiye’nin yaklaşık 150 yıllık anayasal geçmişini anlattı. 1982 anayasasının Türkiye’ye dar geldiğini ifade eden Özbudun, “2008 yılında hazırladığımız sivil anayasa taslağı parlamenter sisteme uygun ve cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlayan bir anayasaydı. 1982 anayasası öyle acayip bir merkez modelini getirdi ki… Bu gerçek bir parlamenter sistem değil. 2007’de yapılan değişiklikle cumhurbaşkanını halk seçiyor ve bu da siyasi konumunu güçlendiriyor.

10 Mayıs 2015Konferans
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Osmanlı'da Birey, Millet, Devlet, İktisadi ve Sosyal Yapı Çalıştayı

“Osmanlı`yı Yeniden Düşünmek ve Anlamak: Osmanlı Devleti’nde Birey, Millet, Devlet, İktisadi ve Sosyal Yapı” başlıklı çalıştay 7 Mayıs 2015 Perşembe günü İZÜ Merkez Kampüsümüzde düzenlendi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası desteğiyle İktisat Bölümüzün düzenlediği etkinliğe, yurt içinden konuyla ilgili seçkin akademisyenler katılım gösterdi. Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Bulut’un moderatör olduğu etkinliğin konuşmacıları; Akademisyenimiz Prof. Dr. Mehmet Mehdi İlhan, İktisat Tarihçisi Prof.

7 Mayıs 2015Konferans