Ana içeriğe atla

Prof. Dr. Arif Ersoy İZÜ’de Anıldı

20 Eylül 2026

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) eski rektör yardımcılarından Prof. Dr. Arif Ersoy, İZÜ’de düzenlenen “Anma ve Anlama” başlıklı programla anıldı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak’ın yaptığı programa, Prof. Dr. Şükrü Karatepe, Doç. Dr. Süleyman Akdemir ve Prof. Dr. Mehmet Bulut konuşmacı olarak katıldı.

Programda Prof. Dr. Arif Ersoy’un akademik birikimi ve İslam iktisadı alanındaki çalışmaları ile birlikte; birleştirici, uzlaştırıcı ve güven veren dostluğu, çevresindeki insanları teşvik eden yaklaşımı ve maddi-manevi anlamda yardımsever kişiliği üzerinde duruldu. Programın açış konuşmasını gerçekleştiren İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak, Prof. Dr. Arif Ersoy’un hayat hikâyesini çeşitli belgeler eşliğinde katılımcılarla paylaştı. Ersoy ile uzun yıllara dayanan dostluklarını ve birlikte yaşadıkları hatıraları anlatan Prof. Dr. Şükrü Karatepe, Doç. Dr. Süleyman Akdemir ve Prof. Dr. Mehmet Bulut’un aktardığı anekdotlar, zaman zaman salonda tebessümlere vesile olurken zaman zaman da duygusal anların yaşanmasına neden oldu.

KARETEPE: “HERKESİN ‘ARİF SÖYLÜYORSA BİTMİŞTİR’ DEDİĞİ BİR İNSANDI”
Programda uzun yıllara dayanan bir dostluk ve akademik beraberlik hikayesini anlatan Prof. Dr. Şükrü Karetepe, “Arif Abi’yle Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinde başlayan tanışıklığımız, deyim yerindeyse tam bir ‘paralel ömür’ olarak geçti. Hukuk Fakültesinde okurken bile ona içten bir hayranlıkla hep ‘Abi’ derdim. Bu hitap asla sıradan bir üniversite şakası değil, derin bir saygının ifadesiydi.” dedi. Karetepe şunları söyledi: “Ankara’dan sonra yollarımız, herhangi bir planlama olmaksızın İzmir’de, Ege Üniversitesi İktisat Fakültesinde yeniden kesişti. İlerleyen yıllarda ise birbirimizden habersiz, aynı dönemde farklı şehirlerde belediye başkanı seçildik. O Çorum’a, ben Kayseri’ye belediye başkanı olduk. Herkesin çok sevdiği, güvendiği ve ‘Arif söylüyorsa bitmiştir’ dediği bu insan; hocalarına gösterdiği derin vefa, zor zamanlarda arkadaşlarını yalnız bırakmayan cömertliği ve uzlaştırıcı üslubuyla hepimizin hayatında silinmez izler bıraktı.” dedi.

AKDEMİR: “HAKİKİ BİR DAVA ADAMIYDI”
Doç. Dr. Süleyman Akdemir ise Prof. Dr. Arif Ersoy’un yalnızca bir idareci değil, ömrünü Adil Düzen çalışmalarına adamış hakiki bir dava ve ilim adamı olduğunu ifade etti. Akdemir, Ersoy’un hayatının her döneminde karşılaştığı engellere rağmen İslam iktisadının esaslarını savunmaktan geri durmadığını belirterek, Çorum Belediye Başkanlığı döneminde birlikte yaşadıkları zorlu süreçleri şöyle anlattı: “Çorum Belediye Başkanlığı döneminde sırf Refah Partisinde olduğu için haksız yere açılan davalarda birlikte çalıştık ve ceza mahkemelerine kadar her zorlukta dimdik durdu. Arif Ağabey, hepimizin hayatına dokunan, vefasıyla ve bitmek bilmeyen iyilikleriyle kalbimizde yaşayan eşsiz bir rehberdi.”

BULUT: “KENDİSİNE MİNNETİM SONSUZ”
Programda İZÜ’nün önceki dönem rektörlerinden Prof. Dr. Mehmet Bulut da Arif Ersoy’la ilgili hatıralarını paylaştı. Akademik hayatının İzmir’de başlayan döneminde Ersoy’un kendisine verdiği desteğin önemine dikkat çeken Bulut, şu ifadeleri kullandı: “İzmir’de başlayan akademik yolculuğumda temellerin atılmasında ve bugün mutlu, mesut bir yuva kurmamda Prof. Dr. Arif Ersoy’un katkıları ve desteği unutulmazdır. Kendisine olan minnetim sonsuzdur. O, sadece ilim alanında değil, vatan söz konusu olduğunda da en ön safta yer alan cesur bir dava adamıydı. 15 Temmuz direniş gecesinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi kampüsünde hocamızla haberleşerek hemen kampüs dışına, meydana çıktık ve o kritik gecede etrafımızdaki insanlara rehberlik ettik. O anlarda Arif Hocamızın bir an bile tereddüt duymadan vatanı, milleti ve davası için aktif bir şekilde harekete geçmesi hepimize örnek oldu.”